İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Alkim Alkali Kimya / ALKIM Finansal Analiz 2021/1Ç

Takdir edersiniz ki, şirket incelemek biraz teferruatlı iş; uzun uzadıya inceleme ve irdeleme gerektiriyor. Doğrusu kimi yatırımcılar için bu biraz sıkıcı bir süreç gibi düşünülüyor. Ne var ki uzun vadeli yatırım yapacağınız ve sizin paranızı, sizin yerinize senelerce en iyi şekilde çalıştıracak doğru şirketleri seçebilmek için birkaç günlük zihni emeği çok görmemek gerekiyor. Bu yüzden şirketleri incelerken, olabildiğince teferruata inmeye çalışacağım.

Bu yazımda, Alkim’i inceleyeceğim; fakat bu inceleme de, tıpkı diğerleri gibi pahalı-ucuz ya da al-sat şeklinde bir tavsiye içermeyecek. Amacım şirketlerin mali durum ve gelişimini, faaliyetlerindeki dikkatimi çeken gelişmeleri sizlere derli toplu bir şekilde sunabilmekten ibaret. Bunu yaparken, gözümden kaçan noktalar olabileceğini lütfen unutmayınız ve ayrıca sizlerle paylaşacağım bilgileri başka kaynaklardan da doğrulamayı ihmal etmeyeniz.

Alkim Ne İş Yapar?

Şirket, maden sahaları işletimi ve üretimi, her nevi kimyasal maddeler üretimi ve satışı ve faaliyet konuları ile ilgili ihracat-ithalat yapıyor. Alkim’in en çok ürettiği madde ise Sodyum Sülfat ve Sodyum Klorür (Tuz) türevleri; bununla birlikte, diğer ikisine göre daha düşük oranda Magnezyum Klorür ve Leonit üretimi de gerçekleştiriyor.

Şirketin ana üretim ve satış maddesi olan Sodyum Sülfat’ın en yoğun kullanım alanı deterjan sanayisi; ülkemizdeki ve dünyadaki birçok toz deterjan üreticisi, Alkim’in müşterisi. Bunun yanında cam sektöründe, cam hamurunun oluşturulmasında; tekstil boyamada, boyanın homojen dağılımının sağlanmasında ve yine kağıt yapımında temel bir hammadde olarak Sodyum Sülfat kullanılıyor. Ki Alkim’in halka açık bağlı ortaklarından biri olan Alka (ALKİM KAĞIT SANAYİ VE TİCARET) doğrudan kağıt üreten bir firma.

Şirket en son 2020/2Ç’de yayımlamış olduğu yatırımcı sunumunda, üretim kalemlerini tonaj bazında gösteren aşağıdaki tablo yer alıyordu. Şirketin satışları gibi üretim tonajlarını da seneden seneye artırabilmiş olmasının önemli olduğunu düşünerek tabloyu inceleyebilirsiniz.

Üretim verisi güncel faaliyet raporunda senelik olarak verilmemiş, bunun yerine çeyreklik rapor olması dolayısıyla çeyreklik rakamlar verilmekle yetinilmiş. Buna göre geçen senenin aynı çeyreğine göre Sodyum Sülfat üretiminde artış olduğu görülüyor. Diğer yandan Soldum Klorür, yani Tuz türevi ürünlerin üretiminde tonaj bazında daralma olduğu göze çarpıyor.

Ayıraca Alkim’in üretim tarafındaki daralmasına satış tarafındaki daralmanın da eşlik ettiği görülüyor. Şirket yaptığı açıklamada, yurt dışı satışlarlardaki tonaj bazındaki bu düşüşün, dünya deniz ticaretindeki problemler nedeni ile yaşandığını belirtmiş.

Şirketin Dahil Olduğu Endeksler

BIST 100 / BIST TEMETTÜ / BIST KİMYA, PETROL, PLASTİK / BIST TEMETTÜ 25 / BIST TÜM / BIST 50 / BIST YILDIZ / BIST 100-30 / BIST SINAİ

Ortaklık Yapısı

Şirketin Ödenmiş Sermayesi 150.000.000 TL’. Alkim sermaye artırımı yöntemi ile 2000 yılında halka arz edilmiş. Şirketin halihazırda borsada işlem gören paylarının toplam paylara oranı % 56,11 düzeyinde.

Alkim’de belirli grup hissedarlara imtiyaz tanınmış, buna göre: yönetim kurulu üyelerinden üçü A grubu, ikisi B grubu, ikisi C grubu, biri D grubu ve biri de E grubu hissedarların göstereceği adaylar arasından seçiliyor.

Ortak Satışları

Bu çeyrekte şirketin halka açıklık oranında bir değişiklik olmadığı görülüyor. Diğer yandan Cihat Kora’ya ait payların, diğer ortaklara satıldığı anlaşılıyor. Fakat KAP’taki bildirimlerde son yıllar incelendiğinde şirket paylarında birçok defa ortak satışı gerçekleştiği görülüyor. Bu konuda ayrıntılı bilgi için şirketin KAP’taki sayfasına bakabilirsiniz

Bu noktada şu hususu da açıklamak isterim. Bir şirketin ana ortakları tarafından yapılan yüklü miktardaki hisse satışları özellikle kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilir. Diğer yandan uzun vadeli yatırımcılar açısından salt ortak satışı haberinin şirket açısından muhakkak olumsuz bir haber akışı olarak değerlendirilmesinin doğru olmayabilir. Çünkü her alış en azından yatırımcının şahsi düşüncesi açısından olumlu bir beklenti içerir diye düşünülebilecekken; satışlar mutlaka olumsuz bir beklenti neticesinde yapılacaktır diye düşünmenin aynı düzeyde gerçeğe isabetli olacağı şüphelidir; zira herhangi bir ortağın, şahsi nakit ihtiyacını karşılamak gibi farklı maksatlarla da satış yapabileceği ihtimal dahilindedir.

Öte taraftan şirketlerin ortak satışı yoluyla fiili dolaşım oranının (halka açıklığı gösterir) artması ilgili hissenin piyasa derinliğinin artması açısından olumlu olarak da yorumlanabileceği gibi, ilgili şirketin halihazırda yeterli bir fiili dolaşım oranı varken gelen düzenli ortak satışları kısa vadede yatırıcılar tarafından sebepleri üzerinde tereddüt yaratarak teknik görünümü bozabilir. Bu noktada ortak alış ve satışlarına kategorik olarak yaklaşmak yerine; konuyu durum bazında incelemek ve ortak alış ya da satışlarını büyük resmin tamamlayıcı bir parçası olarak değerlendirmek, sanırım daha isabetli bir yaklaşım olacaktır.

Sektöre Genel Bakış

Şirketin yatırımcı sunumuna göre global düzeyde toplam Sodyum Sülfat üretimi 24 milyon ton ve bu üretimin % 61’i Asya kıtasında yapılıyor ve halihazırdaki en büyük üretici ülke ise Çin. Alkim üretim kapasitesi bakımından, dünyada bu işi yapan şirketler içerisinde 10. sırada yer alırken; Avrupa pazarında İspanya’dan sonra 2. sırada bulunuyor. Diğer yandan Türkiye ve Ortadoğu bölgesinde, Sodyum Sülfat tarafında lider üretici konumunda ve Afrika bölgesine de ciddi oranda ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin 2015 senesinden bu yana, ana üretim maddesi olan Sodyum sülfat ihracatında çok yüksek oranda artış yaşandığı gözlemleniyor.

Alkim’in, özellikle belirli bölgelerdeki pazar hakimiyetinin sağladığı rekabet üstünlüğü avantajından faydalanan bir şirket olduğu görülüyor. Bir şirketin belirli bir pazar ya da pazarlarda lider oluşu, olası pazar büyümesinden de yüksek oranda pay alacağı beklentisi oluşturur. Özellikle Ortadoğu, Afrika’da bulunan birçok gelişmekte olan ya da gelişme potansiyeli taşıyan ülkeler ve nüfus artış hızı bakımından görece hızlı olduğunu söyleyebileceğimiz Türkiye; şirketin uzun vadeli geleceği açısından büyüme hikayesi yaratabilecek unsurlar olarak öne çıkabilir.

Devam Eden Yatırımlar

Şirketin birkaç senedir gündeminde tuttuğu Potasyum Sülfat yatırım planı vardı. Alkim, Potasyum Sülfat’ın iki ana bileşiminden biri olan Sodyum Sülfat’ın bizzat üretimini gerçekleştirdiği için, bu yatırımı stratejik önemi haiz bir yatırım olarak görüyor.

Şirket, söz konusu yatırım projesiyle ilgili Amerikan Teknoloji firması ve Kimya tesisleri müteahhidi olan HPD ile 50.000 Ton kapasiteli tesisin kurulması için anlaşma imzaladı. Projenin toplam maliyetinin Alkim için 14 Milyon Euro olması ve yatırımın kendisini 2,5 yılda amorti edeceği bekleniyor.

Alkim tarafından hazırlanan 2020/2Ç yatırımcı sunumunda, tesis ekipmanların montajına 2020 Aralık ayında başlanmasının ve ilk üretimin de 2021 Mayıs ayında yapılacağının planlandığı belirtilmiş. Ne var ki 2021/1Ç faaliyet raporunda yer alan bilgiye göre, 2020 Aralık ayında montaj işleminin başladığı beyan edilmekle birlikte, üretimin 2021 Ağustosunda başlamasının hedeflendiği şeklinde bir ibare yer almakta.

Ayrıca şirket, Çayırhan Sodyum Sülfat tesislerinde mevcut durumda yıllık 210.000 ton olan üretim kapasitesi miktarını, azami kapasiteye ulaşıldığı gerekçesiyle yıllık 180.000 tonluk yeni bir kapasite
artış yatırımı yapmayı planlıyor. Planlanan yatırımın gerçekleşmesiyle birlikte Çayırhan tesislerinin toplam kapasitesinin yıllık 390.000 tona ve Alkim’in tüm tesisleri ile birlikte toplam sodyum sülfat üretim kapasitesinin yılda 600.000 tona ulaşması hedefleniyor. Bu yatırımın şirkete maliyetinin yaklaşık 13 Milyon Euro (115 Milyon TL) olması öngörülüyor. Yatırımın finansmanı %50 öz kaynak, % 50 orta vadeli yatırım kredisi ile gerçekleşecek. Ayrıca kapasite artış yatırımı için ÇED başvurusunun 15.10.2020 tarihi itibariyle onaylandığı şirket tarafından kamuya açıklanmış durumda.

Büyüme

Alkim’in satış ve kâr büyümelerinde genel olarak geçen senenin aynı dönemine göre artış olduğu gözlenirken, bir önceki çeyreğe göre azalış yaşandığı dikkat çekiyor.

Çeyreklik bazda satışlardaki ve kâr rakamlarındaki daralmaya rağmen Alkim, yıllık seyirde satış ve kârlılığını düzenli ve istikrarlı artırabilen bir şirket görünümü ortaya koyuyor.

Resim

Şirketin net satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre %15 büyüyerek 195,79 milyon TL’ye ulaştı.

Esas faaliyet kârı ise geçen seneye göre %30’luk bir artışla 50,7 milyondan 66,3 milyona yükselirken; net kâr rakamı %42’lik bir yükseliş oranıyla 48.07 milyon TL oldu.

FAVÖK ise yıllık bazda %35 artış kaydederek 54.96 milyon TL’ye ulaştı.

Resim
Resim

Şirketin Dönen Varlıkları 34 milyon, Duran Varlıkları ise 39 milyon civarında artarken; bu artışla beraber şirketin toplam aktifleri de bir önceki çeyreğe göre %8,3 oranında genişlemiş oldu. Dönen Varlıkların artışında “İlişkili olmayan taraflardan ticari alacaklar” ve “Stoklar” kalemindeki artışın etkili olduğu görülüyor.

Stoklar kaleminin, alt bileşenlerine baktığımızda, mamul ve ticari mal kısmında belirgin bir değişim göze çarpıyor. Şirketin stok artışı daha çok hammadde ve yoldaki mallar kalemlerindeki artışla gerçekleşmiş. Çeyreklik satışlardaki daralmaya bağlı olarak, şirketin Mamul ve Ticari Mallar kalemlerinde artış olmaması ve bunun yerine ilerideki siparişlere hazırlık için hammadde stoklarındaki artış olmasını olumlu yorumlayabiliriz.

Diğer taraftan şirketin Ticari Alacak kaleminin alt bileşenlerine baktığımızda, bu kalemdeki artışında Müşteri cari hesapları alt kaleminden kaynaklandığını görüyoruz. Şirketin satışları geçen çeyreğe göre azalmasına rağmen, ticari alacaklarının artmış olması, geçen çeyreğe göre Alacak Devir Hızında düşüş olduğuna işaret ediyor.

Ayrıca Alkim’in iflas eden ve Alkim ile hala davası eden İnterpap şirketinden 33,3 milyonluk şüpheli bir ticari alacağı bulunuyor ve bunun için eşit tutarda bir karşılık ayrılmış. Davanın sonucu henüz belli değil. Şirketin bu çeyrekteki net kârının 48 milyon civarında olduğu düşünülecek olursa, 33,3 milyonluk bir şüpheli alacağın şirket açısından çok da azımsanmayacak bir miktara tekabül ettiği ileri sürülebilir.

Resim

Şirketin Duran Varlıklarındaki değişimi incelediğimizde ise, buradaki artışın sürükleyicisinin ise Maddi Duran Varlıklar olduğunu ve bunun alt bileşenlerine baktığımızda da, şirketin daha önce sözünü ettiğimiz devam eden yatırımlarıyla ilgili olduğunu görmekteyiz.

Kârlılık

Resim

Şirketin kâr marjlarında geçen çeyreğe göre daralma var, fakat senelik bazda artış devam etmiş. Şirketin brüt kâr marjı senelik %34, çeyreklik ise %31 olarak gerçekleşmiş ve iyi düzeyde olduğu görülüyor. Favök marjı ve net kâr marjları ise sırasıyla %28 ve %24 seviyesinde.

Şirket borçluluk düzeyinin artmasıyla birlikte öz sermaye kârlılığı tarafında %48 ile yüksek bir oran yakalanmış ve son senelerin en yüksek düzeyine ulaşılmış.

Bu verilerden hareketle, şirketin rekabet üstünlüğünün kârlılık tarafında kendini gösterdiği söylenilebilir.

Finansal Sağlık

Bir şirketin zor zamanları atlatıp, uzun yıllar hayatta kalabilecek finansal güce sahip olması son derece önemlidir ve bu gücünün en önemli göstergeleri de şirketin borçluluk düzeyleriyle ilişkilidir. Elbette sürekli zarar eden, nakit yaratma kabiliyeti günden güne azalan şirketlerin de gelecek açısından riskli olacağı açıktır. Fakat geçmiş tecrübeler bize göstermektedir ki, öz sermayesi güçlü olan şirketler kolay kolay iflasın eşiğine gelmemektedir.

Alkim Borç/Aktif oranı %38, önceki bilançoda %28 idi. Buna göre Öz Sermaye kârlığındaki çeyreklik artışının bu yolla sağlandığı anlaşılıyor. Borçluluktaki artış normal koşullarda olumlu karşılanmaz, fakat şirketin genel borçluluk düzeyinin düşüklüğü göz önünde bulundurulur ve halihazırdaki oranın da %40 gibi kabul edilebilir bir seviyenin altında olduğu hesaba katılırsa, borçluluktaki bu artışın sorun teşkil edecek bir durum olmayacağı kanaatine varılabilir.

Diğer taraftan, şirketlerin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün bir göstergesi olan, Cari Oran geçen çeyreğe göre zayıflamış ve 3,54 iken 2,20’ye gerilemiş. Finansal analizin genel kabul gören ilkelerine göre bu oranın en 2 olmasının, gelişmekte olan ülkeler için ise 1,5 olmasının yeterli olduğu görüşü hâkimdir. Orandaki çeyreklik azalma olumsuz olmakla birlikte, hala güvenlik eşiğinin yeterince üstünde olduğu görülmekte.

Alkim’in toplam finansal borcu 49,6 milyon. Buna karşılık şirketin kasasında 181,9 milyon tutarında nakit ve nakit benzerleri var. Dolaysıyla şirketin 181,9-49,6=132,3 milyon net nakit pozisyonu bulunuyor.

Özetle şirketin finansal sağlığının genelinde herhangi bir sorun olmadığını ve şirketin güçlü bir finansal yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Piyasa Çarpanları ve Temettü Verimi

7 Mayıs 2021 Cuma Kapanış Fiyatlarına Göre

F/K: 11,63 ve P/DD: 5,30

5 Yıllık Ortalama F/K: 9,7 ve P/DD: 2,0

Şirketin Öz Sermaye Kârlılığı/1 Yıla Kadar Vadeli Faiz Oranları: 2,8

5 Senelik Ortalama Net Kâr Artış Oranına Göre Prospektif F/K: 8,65

5 Senelik Ortalama Net Kâr Artış Oranına Göre PEG Oranı: 0,33

Temettü Verimi %2.68. En son temettü dağıtım tarihi 14 Nisan 2021, şirket son 5 yıldan daha uzun bir süredir düzenli temettü dağıtıyor.

Teknik Görünüm

Alkim’de teknik anlamda bir düşüş eğilimi olduğu görülüyor. 22-50 günlük ortalamaların altına sarkan hissede, bu seviyelerin altında 16-15 seviyelerine kadar geri çekilme sürebilir. Macd-As en son kapanışta satış sinyali vermiş. Daralan bir bant içinde hareketini sürdürdüğü görülen hissede, şu an için 15 lirada bulunan 200 günlük ortalamaya kadar geri çekilmenin devamı halinde, bu bölge güçlü bir destek olarak karşımıza çıkabilir. Orta uzun vadeli pozitif teknik görünümün korunması açısından ise daralan bandın ve 200 günlük ortalamanın altına düşülmemesi gerektiği görülüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mission News Theme by Compete Themes.