İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Forex / Foreks Nedir? Nasıl Ortaya Çıkmıştır? Katılımcıları Kimlerdir?

Forex, açılımı “Foreing Exchange” olan kelimelerin kısaltılmışıdır ve genel anlamda konvertibl para birimlerinin el değiştirdiği döviz piyasalarını tanımlamakta kullanılmaktadır.

Forex piyasası daha çok döviz piyasalarına karşılayan bir anlama gelse de, bu piyasada altın ve gümüş gibi kıymetli madenler, petrol ve gaz gibi doğal kaynaklar ve dünyaca ünlü endeks ve hisseler üzerine oluşturulmuş *CFD’lerin de kaldıraçlı alım satımı yapılabilmektedir. Uluslararası katılımın olduğu bu piyasalardaki işlemler, nakdi değil, kaydi olarak gerçekleşmekte; işlem kapandığında oluşan kâr ya da zarar yatırımcının hesabına yansıtılarak işlem sonuçlandırılmaktadır.

Uluslararası işleyen ve internet ağıyla işlemlerin yapılabildiği bir piyasa olması sayesinde, yatırımcılar, 5 gün 24 saat boyunca istedikleri bir zamanda emirlerini piyasaya iletebilmektedirler.

Yüksek kaldıraç oranları ve likiditesi, görece düşük işlem maliyetleri ve sınırsız açığa satış olanağı bu piyasayı cazip kılan önemli özellikler olarak sayılabilir. Aynı zamanda, yüksek likiditenin getirdiği derinlik, Forex piyasalarını, diğer piyasalara göre manipülasyon girişimlerine karşı çok daha korunaklı kılmaktadır.

Forex’in Tarihçesi: Bretton Woods Çöküyor

Döviz ticaretinin başlangıcı antik zamanlara kadar uzanmaktadır. Bununla birlikte, bu kadar uzun bir geçmişi döviz piyasası, birinci dünya savaşından günümüze kadar geçen süre zarfında tarihte olmadığı kadar ilerleme kaydetmiştir.

2. Dünya savaşının ertesinde reel piyasalardaki gelişme hız kazanmış, ne var ki likidite sorununa çare üretebilecek uluslararası bir kurumdan yoksunluk baş göstermiştir. Bu yoksunluğun yarattığı ihtiyaca binaen Birleşmiş Milletler örgütünün öncülüğünde parasal sistemin reforme edilmesi amacıyla Bretton Woods’da, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 44 ülkeden temsilcilerin olduğu Para ve Finans Konferansı tertip edilmiştir. Sonrasında Bretton Woods sistemi diye anılacak olan parasal kararların alındığı toplantı, ismini 1944‟de Amerikanın Bretton Woods kasabasından almaktadır. Buradan çıkan ve maddeler halinde açıklanan kararlar, Amerikan ekonomist White’ın White planı ve İngiliz ekonomist Keynes’in oluşturduğu Keynes planı arasındaki bir uzlaşmanın sonucu olarak şekillenmiştir.

Günümüzdeki uluslararası para sistemi, Bretton Woods para sistemin birçok izlerini taşımaktadır. Sistemin en önemli özelliği “sabit fakat ayarlanabilir döviz kurları” getirmesidir. Aynı zamanda Bretton Woods’ta alınan karar neticesinde, bugün de var olan ve çoğunluk devletleri üye sıfatıyla çatısı altında toplayan IMF’dir.

Konferans sonucunda alınan kararla birlikte 1 USD’nin değeri yaklaşık 0,8 gram altına sabitlenmiştir. Oluşturulan sisteme göre diğer para birimlerinin USD’ye karşı oynaklığı %1’i geçmeyecektir. Bu oranın aşılması durumda ise, ilgili ülkenin merkez bankası müdahale yoluyla, para biriminin değerini kabul edilen sınırlara döndürecektir; böylelikle bu parasal sistemi benimsemiş olan ülke para birimlerinin çapraz yolla altın karşılığı olacağı anlamına gelmektedir.

Anlaşma, ancak parasal şoklar gibi olağanüstü durumların yaşandığı durumlarla sınırlı olmak kaydıyla, ülkelerin para birimlerinin değerinde değişikliğe gidebileceğine müsaade tanımaktadır. Bu tür durumlarda ise, devalüasyon ve revalüasyon oranları %10’u aşmayacaktır; bu oranı aşan dalgalanmalar için IMF’den özel izin alınacaktır. Bretton Woods sistemi 1971 yılına gelindiğinde ABD’nin tek taraflı aldığı kararlarla fiilen son bulmuştur. 1973’te ise ulusal para birimleri değerinin, arz ve talebe göre belirlendiği esnek bir kur sistemi birçok ülke tarafından benimsenmeye başlanmıştır.

Bretton Woods sisteminin ardından “Smithsonian Anlaşması”  ile Amerikan dolarının değeri yabancı ülke para birimlerine göre yüzde 8 oranında devalüe edilmiştir; fakat bu devalüasyon oranının da düşük olduğu anlaşılmıştır. Dolara karşı gerçekleşen spekülatif ataklar neticesinde 12 Şubat 1973 tarihinde Amerikan Dolar’ı yüzde 10 oranında tekrar devalüe edilmiştir. Söz konusu hamlenin de yetersiz kalması sonucu 1-18 Mart 1973 tarihleri arasında döviz piyasaları kapatılmak zorunda kalınmıştır. 19 Mart’ta piyasaların yeniden açılmasıyla birlikte Asya ve Avrupa para birimleri dolar karşısında serbest dalgalanmaya bırakılmıştır. Söz konusu gelişme başlangıçta geçici bir düzenleme olarak düşünülse de, gerçekte yeni bir dönemin (esnek kur sistemi) kapısı aralanmıştır.

Günümüzde ise ülke para birimleri büyük oranda esnek bir kur sistemi içerisinde serbestçe alınıp satılabilmektedir. Söz konusu durum Forex piyasasının etkinliğini ve derinliğini olumlu yönde etkilemektedir.

Uluslararası ödemeler bankasının (BIS) 1995 senesindeki verilerine göre 1,6 trilyon dolarlık günlük işlem hacmi olan Forex piyasası, 2019 senesinde 6,5 trilyon dolarlık bir hacimle, yaklaşık 10 senelik bir zaman zarfında 4 katı büyüklüğe ulaşmıştır.

İlerleyen teknoloji sayesinde gelişen ve dünyanın farklı kıtalarında yaşayan yatırımcıların bile emirlerinin anlık olarak karşı karşıya gelebilmesini sağlayan networklerin varlığı bu piyasaların büyümesini hızlandırmıştır. Forex piyasaları; pay, sabit getirili menkul kıymetler olan borçlanma ve vadeli piyasaları oldukça geride bırakarak, günümüzün en yüksek hacimli piyasası konumundadır.

Forex Piyasasında Kimler İşlem Yapar

Forex piyasası katılımcılarını aktif ve pasif olarak ikiye ayırmak mümkündür. Aktif piyasa yatırımcıları olarak, piyasaya likidite sağlayan ve piyasada referans fiyatların oluşmasını sağlayan başta merkez bankaları olmak üzere ticari bankalar ve piyasa yapıcılık yetkisi bulunan aracı kurumlar zikredilebilir. Pasif piyasa katılımcıları ise; dış ticaret yapan şirketler, sigorta şirketleri, yatırım ve hedge fonları ve bireysel ya da kurumsal yatırımcılardır.

Küresel Forex ticaretinin %60’ından fazlası 10 ticari banka üzerinden gerçekleşir

Her merkez bankası, forex piyasasının doğal bir katılımcısıdır ve kendi amaçları çerçevesinde bu piyasanın önemli bir aktörü konumundadırlar. Bunun yanında, merkez bankaları, piyasaları etkileme konusunda herhangi bir sınırlamayla mukayyet değildirler ve bu yönden forex piyasalarını en çok etkileyen piyasa katılımcılarının merkez bankaları olduğu söylenebilir.

SıraBanka2019
1JP Morgan9,81
2Deutsche Bank8,41
3Citi7,87
4XTX Markets7,22
5UBS6,63
6State Street5,50
7HCTech5,28
8HSBC4,93
9BAML4,69
10Goldman Sachs4,50

Forex piyasası denilince akla ilk olarak, günlük işlem hacmi 1 milyar dolara ulaşabilen belli başlı bankaların, karşılıklı kotasyon verdiği, bankalararası işlem platformları gelmektedir. Özellikle likidite sağlayıcı majör bankalar forex piyasasının merkezinde yer almaktadırlar ve mevcut piyasa hacminin büyük bir kısmı bu ticari bankalar üzerinden gerçekleşmektedir. Uluslararası bankalar, geniş çaplı işlem hacimleri sayesinde, olağan piyasa koşullarında piyasa fiyatlarının oluşmasında merkezi bir rol üstlenmektedirler.

Diğer taraftan forex piyasalarının pasif ayağında, piyasanın genel hacmine göre küçük çaplı olarak, spekülasyon (kar amaçlı), hedging, ya da arbitraj yapmak maksadıyla, orta ve küçük ölçekli bankalar, aracı kurumlar, bireysel ve kurumsal yatırımcılar yer almaktadır. 

*CFD (Contract for Difference) olarak bilinen “Fark Sözleşmeleri” Forex piyasasında alınıp satılabilen özellikli yatırım araçlarıdır. CFD’ler belirli bir dayanak varlık üzerine yazılmaktadır. CFD’lerde dayanak varlık döviz çiftlerinin yanı sıra; endeks, hisse senedi ve emtia grubu da olabilmektedir. CFD’ler spot dayanak varlık üzerine yazılabildiği gibi, vadeli dayanak varlık üzerine de düzenlenebilen yatırım ürünleridir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mission News Theme by Compete Themes.