İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Forex’te İşlem Çeşitleri (Örnekli Anlatım)

Forex piyasasında da 3 farklı amaca yönelik işlem gerçekleştirilmektedir. Bunlar;

-Spekülasyon

-Hedging (korunma)

-Arbitraj

Spekülasyon

Klasik tanımına göre spekülasyon, bir malın ya da finansal enstrümanın kullanımıyla elde edilecek yarardan değil, geçerli olan fiyattaki bir değişim umudundan, ilerideki bir tarihte malın yeniden satış (veya alış) niyetiyle alınması (veya satılması) işlemidir. Spekülasyon işlemi, tanımında yer aldığı gibi çift taraflı olarak yapılabilmektedir. Eğer fiyatın artacağı düşünülüyorsa bu varlık alınacak ve fiyatı yükseldiğinde satılarak aradaki fiyat farkından kazanç elde edilecektir. Eğer fiyatın düşeceği öngörülüyorsa, bu kez söz konusu varlık satılacak ve fiyatı düştüğünde alınarak aradaki fiyat farkı spekülatörün karı olacaktır. Kısacası spekülasyon fiyat tahminine dayalı olarak gerçekleştirilen bir alım-satım veya satım-alım işlemidir.

Sınırsız açığa satışın mümkün olduğu Forex piyasalarında spekülatif işlemler iki farklı şekilde yapılmaktadır. Bu yükselme beklentisi olan bir paritenin ucuzdan alınıp pahalıya satılması ya da düşüş beklentisi olan bir paritenin pahalıdan satılarak tekrar ucuzlayınca geri alınması şeklinde olmaktadır.

EUR/USD paritesi 1,0500’dan yükseliş beklentisi olan bir yatırımcı, EUR/USD paritesinde uzun pozisyon (alım) alması gerekmektedir. Uzun pozisyon alan yatırımcı, örnek paritede baz para Euro olduğundan, karşıt para birimi Doları verip karşılığında Euro almış olacaktır. Beklediği gibi Euro, Dolar karşısında değer kazanması durumunda, bu kez ters işlem yapıp, elindeki Euro’yu satarak karşılığında Dolar alacaktır; fakat Euro’yu elinde tuttuğu zaman zarfında, Euro, Dolara karşı değer kazanmış olduğundan, şimdi elindeki Euro’yla daha fazla Dolar alacak ve aradı fark kârı olacaktır. Bu işlem sonunda örneğin EUR/USD paritesi, 1,0500 seviyesinden, 1,0600 seviyesine yükseldiği varsayılırsa, yatırımcı, elindeki her bir Euro karşılığında, 1 cent kar elde etmiştir.

Yatırımcı EUR/USD paritesinde düşüş beklentisi içindeyse, bu sefer yapması gereken kısa pozisyon (satım) almak olacaktır.  Kısa pozisyon alan yatırımcı, baz para Euro’yu satarak, karşılığında Dolar almış olacaktır. Yatırımcı beklentisi gerçekleşip, örneğin EUR/USD paritesi 1,0500’dan 1,0400 seviyesine gerilerse, yatırımcı yine aynı şekilde 1 cent kazanç sağlayacaktır.

Forex’te kâr-zarar alış ve satış fiyatı arasındaki farkın pozisyon büyüklüğüyle çarpılmasıyla bulunur ve her zaman karşıt para cinsinden hesaplanır.

Örnek: USD/TRY paritesini 6,00’dan aldık ve 6,50’den sattık. Dolar başına kârımız 50 kuruş olduğuna göre bu işlemi 100 dolar için yaptığımızı düşünürsek 100*50 kuruş=5000 kuruş, yani 50 Türk Lirası kâr etmiş olduk.

Forex piyasasında, yatırımcı, herhangi bir para birimini satmak istediğinde, satacağı para birimine sahip olmak zorunda değildir. Yatırımcı için esas olan piyasa hareketinin beklentisi doğrultusunda gerçekleşmiş olmasıdır.

Yukarıdaki işlemin 1:100 kaldıraçla 1 lotluk bir pozisyon büyüklüyle yapıldığı düşünülecek olursa;

-Pozisyon büyüklüğü 100.000 baz para olacağından:

100.000*1,0500=105.000 Euro olacaktır.

-Kullanılacak teminat, pozisyon büyüklüğü/kaldıraç oranı olacağından: 105.000/100=1.050 Euro olacaktır.

-Alış işlemi sonucunda, EUR/USD paritesi 1,0600 seviyesine gelirse, kâr:

(1,06-1,05)*100.000=1000 Dolar olacaktır.

-Satış durumda ise, EUR/USD paritesi 1,0400 seviyesine gerilerse, kâr:

(1,05-1,04)*100.000=1000 dolar olacaktır. 

Dikkat edilecek olursa, Forex’te pozisyon büyüklüğü daima baz para biriminden hesaplanırken, kar/zarar durumu her zaman karşıt para biriminden hesaplanmaktadır.

Hedging ( Korunma )

Döviz kurlarındaki dalgalanmalar yabancı para cinsinden işlem yapan bireysel ya da kurumsal yatırımcıları kur riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Hedge, ileri tarihte oluşabilecek piyasa riskine karşı korunma amacıyla herhangi bir döviz veya emtia ya da finansal üründe sahip olunan pozisyonun tam tersi yönünde işlem açmak olarak tanımlanabilir. Hedge işlemi bir nevi finansal anlamda riskleri yönetmeye yarayan sigortaya benzetilebilir.

Forex piyasasında hedging, ihracat ya da ithalat yapan bir firmanın kendisini zarara uğratma tehlikesi içeren gelişmelerden korumaya alacak finansal yönetim faaliyetinin bir parçası olabileceği gibi, bir alacak-borç ilişkisi içinde olan bireyin kendini riskten korumaya alması şeklinde de olabilmektedir. Aynı zamanda hedging ifadesi, bir forex yatırımcısının, mevcut açık pozisyonu kapatmaksızın, marjin sıkıntısına düşmemek için ters pozisyon açma işlemi için de kullanılmaktadır.

Hedging işlemine örnek teşkil etmesi açısından, 1 ay vadeli 300.000 dolarlık borcu ve geliri Türk Lirası cinsinden olan bir ithalatçı firma olduğu farz edilirse, söz konusu firma açısından USD/TRY paritesinin yükselişi, ithalatçı firmanın Türk Lirası cinsinden borcunun artması demek olacağından, bu durum firma açısından bir risk faktörü anlamına gelmektedir. Eğer firma bu riski üstlenmek istemezse, forex piyasasında USD/TRY paritesinde, 300.000 dolarlık pozisyon büyüklüğünde uzun pozisyon alarak USD/TRY paritesindeki artışların kendisini uğratabileceği olası zararı, forex piyasasında elde edeceği kârla dengeleyebilecektir. Firmanın bunun için 300.000 dolara denk gelecek şekilde 3 lotluk alım gerçekleştirmesi yeterli olmaktadır; 1:100 kaldıraçla 300.000 dolarlık hedge işlemi için hesabında, 3.000 dolarlık teminat bulundurması gerekmektedir.

Eğer aldığımız pozisyonun swapı negatifse, bu pozisyonumuz açık olduğu müddetçe gecelik faiz maliyetimiz olacağı anlamına gelecektir. yukarıdaki örnekte, USD/TRY paritesinde uzun pozisyon taşımanın, 8 pipslik gecelik swap maliyeti olacağı varsayılırsa, 3 lotluk pozisyonu 1 ay taşımanın maliyeti USD/TRY paritesinde, 1 pip 10 Türk Lirası olacağından, 80*3*30=7.200 Türk Lirası olarak karşımıza çıkacaktır. Forex’te korunma maksatlı işlem yaparken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, pozisyonun örneğimizdeki 1 ay süresince taşınabilmesini sağlayacak miktarda teminatın hesapta bulundurulması gerekliliğidir. Diğer bir ifadeyle, hedge yapılan pozisyonun stop out olması ve 1 ay süresince korunmayı hedefleyen kişiyi fiyatların tekrar ters yönde hareket ederek çift taraflı olarak zarara uğratma olasılığıdır. Böyle bir durumla karşılaşmamak için korunma yapan kişinin izleyebileceği iki yol bulunmaktadır. Korunan kişi, ya açık pozisyonunu sürekli takip edecek ve her marjin call durumunda, teminat ekmesi yapacaktır; ya da işlem yaptığı paritenin 1 aylık ortalama oynaklığını baştan hesap ederek, her olasılıkta pozisyonun taşınmasını garanti altına alacak miktarda teminatı hesabında bulunduracaktır.

Arbitraj

Bir malın ya da finansal ürünün, aynı anda farklı piyasalarda farklı fiyatlanıyor oluşunu fırsat bilerek, söz konusu malı ya da finansal ürünü, ucuz olan piyasadan alıp pahalı olan piyasada satmak yoluyla, risksiz kazanç sağlama işlemine arbitraj denilmektedir. Spekülasyondakinin aksine, arbitrajda teorik olarak risk bulunmamaktadır.

Arbitraj birkaç farklı biçimde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan en basiti ikili arbitrajdır, ikili arbitraj mekân arbitrajı olarak da bilinmektedir. Forex’te ikili arbitraj, bir döviz çiftinin ucuz olan piyasadan alınıp pahalı olan piyasaya satmak şeklinde gerçekleşmektedir. Bahsi geçen fiyat farklılığı, iki farklı aracı kurum arasında olabileceği gibi iki farklı ülkede de ortaya çıkabilmektedir. Önemli olan, arbitraj olanağı doğduğu anda, yatırımcının, her iki piyasada da anlık olarak alım satım yapabiliyor olmasıdır. Forex piyasasında, bu tür arbitraj fırsatları nadiren oluşmaktadır ve oluştuğu takdirde de çok kısa sürede fiyat farklılığı arbitrajla kapanmaktadır.

Bir diğer arbitraj olanağı ise çapraz kurlar arasında ortaya çıkan farklılıktan doğan üçlü arbitrajdır ve bu arbitrajda adından da anlaşılacağı üzere üç ülke para biriminde aynı anda işlem yapılmaktadır. Örnek bir üçlü arbitraj fırsatıyla şu şekilde karşılaşılmaktadır:

-EUR/USD: 2,0; USD/TRY: 1,5; EUR/TRY: 2,0

Yukarıdaki örnekteki ilk iki pariteye göre, 1 Euro, 3 Türk Lirası şeklinde fiyatlanmalıdır. Ne var ki Euro’nun, Türk Lirası karşısında, çapraz hesaplama yapıldığında, olması gerekenden ucuza fiyatlandığı görülecektir. Öyleyse, elimizdeki Türk Lirasıyla Euro almak, alınan Euro’yu Dolara çevirmek ve son olarak, elimizdeki dolarla tekrar Türk Lirasına dönüştürerek hiç risk üstlenmeden, yapılan üçlü işlem sonrasında %50 daha fazla Türk Lirası elde edilmesini getirecektir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mission News Theme by Compete Themes.