İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Her Yönüyle Forex Piyasasının İşleyişi

Günümüz Forex piyasasında işlemler, emirlerin bankalararası piyasa (interbank market) denilen ağa yönlendirildiği bir sistem üzerinden gerçekleşir. Bankalararası piyasa, bütün büyük bankaların birbirleriyle ticaret yaptığı çok yüksek hacimli bir piyasadır.

1980’li yılların başına kadar ise Forex döviz ticareti, telefon aracılığıyla yapılıyordu. Döviz alım satımı gerçekleştirmek isteyen bir banka, diğer bir bankayı arayarak fiyat konusunda sözlü bir şekilde anlaşmaya varıyordu. İlerleyen yıllarda ise, teknolojik imkanların gelişmesi, bankalararası işlemlerin elektronik bir platform üzerinden yapılabileceği fikrini akıllara getirdi ve seneler 1989’u gösterdiğinde, bankalararası işlemleri elektronik ortama taşıyacak ilk platform Reuters tarafından geliştirildi. Bankalar, ilerleyen yıllarda, likidite sağlayıcı sıfatıyla benzer hizmeti perakende olarak yatırımcılara sunmaya başladı. 90’ların sonuna gelindiğinde ise Forex, yatırımcıların çok kanallı işlem platformları yoluyla birden çok bankanın kotasyonlarını aynı anda alarak, aralarında seçim yapabildiği bir gelişim sürecine girdi.

Majör bankalar, bankalararası Forex işlemlerini gerçekleştirirken, klasik yöntemler dışında EBS ve Thomson Reuters Matching gibi elektronik ticaret sistemlerini de kullanırlar. Bu elektronik ağlar, genelde bankaların ve bazı piyasa yapıcı kurumların aralarında büyük hacimli ticaret yapabildiği sistemlerdir. Bu sistemlere, bireysel yatırımcılar doğrudan erişemezler.

Diğer taraftan bireysel ya da kurumsal yatırımcıların, Forex ağına erişimini sağlayan, tek-bankalı ya da çok taraflı sistemler de mevcuttur. Tek bankalı platformlar; bankaların, kendi müşterilerinin döviz işlemi yapabilmeleri için bankalarca geliştirilen ya da bankalar tarafından satın alınan sistemlerdir. Diğer bir anlatımla tek bankalı platformların, bankaların, müşterilerine döviz çiftleri için kotasyon verdikleri sanal bankacılık hizmetleri olduğu söylenebilir. BARX (Barclays), Autobahn (Deutsche Bank), Velocity (Citigroup) gibi yazılımlar, bankaların döviz ticareti için müşterilerine sundukları tek bankalı platformlara örnektir.

Çok taraflı işlem platformlarında ise, birden fazla bankanın kotasyonları tek bir platformda yatırımcılara sunulmaktadır. Burada kotasyon veren bankalar likidite sağlayıcı olarak isimlendirilir ve piyasaya likiditeyi onlar sağlarlar.

FXall, Currenex veya Hotspot gibi çok taraflı işlem platformlarında, likidite sağlayıcıların verdiği kotasyonlar liste halinde yatırımcılar tarafından takip edilir. Bu sistemler, aynı zamanda ECN olarak da bilinmektedir. ECN sistemler bankalararası piyasaya benzer, ne var ki ECN hesaplar aynı zamanda bireysel ve kurumsal yatırımcıların da dolaylı olarak emir iletimi yapabildiği elektronik iletişim kanallarıdır. Yatırımcılar bu sisteme ancak, ECN brokerlar yoluyla dâhil olabilirler ve bu sistemin içerisinde emir eşleşmesi yapabilirler. Forex aracı kurumlarıysa, genelde çok taraflı işlem platformlarına üye bir ya da birkaç likidite sağlayıcıyla işlem anlaşması yaparak, kendi müşterilerine fiyat sunarlar. Diğer bir ifadeyle, birden çok likidite sağlayıcı kuruluşla işlem anlaşması yapan aracı kurumlar, likidite sağlayıcılarıyla iletişimi bu kanallar yoluyla kurarlar.

Çalışma Modeline Göre Forex Brokerları

Aracı kurumlar, yetki durumlarına göre üçe ayrılır, bunlar;

  1. Emir iletimine aracılık ve yatırım danışmanlığı faaliyetlerinden herhangi birini veya tamamını yürütecek olanlar “dar yetkili”,
  2. İşlem aracılığı, en iyi gayret aracılığı faaliyeti, sınırlı saklama hizmeti ve portföy yöneticiliği faaliyetinden herhangi birini veya tamamını yürütecek olanlar “kısmi yetkili”,
  3. Portföy aracılığı faaliyeti, genel saklama hizmeti ve aracılık yüklenimi faaliyetinden herhangi birini veya tamamını yürütecek olanlar “geniş yetkili” olarak adlandırılır. (III-37.1 Tebliğ, Madde.8)

Bu tasnife göre, geniş yetkili aracı kurumlar öz sermaye yeterliliklerine göre genel saklama, kısmi yetkili aracı kurumlar sınırlı saklama hizmeti verebilirler. Dar yetkili aracı kurumlar ise böyle bir yetkiye sahip değillerdir.

Buradan hareketle, aracı kurumların müşterilere sundukları hizmet çeşitliliğini üç gruba ayırabiliriz, bunlar: Market Maker (piyasa yapıcı), STP (doğrudan emir iletimi) ve ECN (elektronik iletişim ağı) denilen hesap türleridir.

Saklama hizmetinin anlamı, aracı kurumların fiyat sağlayıcı kurumlardan gelen fiyatları esas alarak müşteriden gelen emirleri doğrudan karşılayabilme seçenekleri olmasıdır. Bu şekilde çalışan kurumlara piyasa yapıcı (Market Maker), yapılan bu faaliyete ise piyasa yapıcılık (market making) denir. Bu kurumlar hazine departmanlarında bir işlem masası (Dealing Desk) bulundururlar. İşlem masası, müşteri emrini ister manuel ister algoritmik bir sistem yardımıyla, kurumun çıkarlarını gözeterek likidite sağlayıcısı (Liquidity Provider) bankalara göndermeyi veya emri kurum portföyünden karşılamayı (saklamayı) seçmekle görevli birimdir. Piyasa yapıcılık yetkisi bir zorunluluk değil bir imtiyazdır, bundan dolayıdır ki, piyasa yapıcı kurumlar gelen emirleri üzerilerinde tutmayıp, piyasaya iletip iletmemek hususunda inisiyatif kullanabilirler. Bu sebeple kimi aracı kurumlar, aldığı müşteri emirlerini kısmen karşılayan ve kısmen piyasaya gönderen hibrit bir çalışma modelini benimserler. Gerek alınan emirlerin kısmen saklanması gerek tamamen saklanması bir karşı ticaret faaliyeti anlamına gelir.

Piyasa yapıcı kurumlar, müşteri emirlerini, yine müşteri havuzlarında karşılayabilecek yeterli bir hacim olmadığında, kalan kısma karşı kendileri işlem yapmak durumundadırlar. Bu, kurumun; alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı alıcı olması demektir ve fazladan bir risk üstlenilmesi anlamını taşır . İlk bakışta, daha riskli bir çalışma biçimine sahip görünen piyasa yapıcı kurumların, taşıdıkları fazladan riskin primi mahiyetinde, daha yüksek spread sunmaları gerektiği düşünülebilir; ama piyasa yapıcı kurumlar çoğunlukla hibrit bir yapıda çalıştığı için, başarılı bir işlem masası marifetiyle, zarar etme ihtimali yüksek müşteri emirlerini doğru eleyebilirse, bu kuruma ilave bir gelir kaynağı olacağından daha düşük spread sunabilmeleri de mümkün olabilir.

Forex işlemleri, tezgahüstü yapısı gereği karşı taraf riski barındırır. Bu riskler, risklerini iyi yönetememesi yüzünden mali durumlarının bozulması sebebiyle taahhütlerini yerine getirememelerine ilaveten; müşteriye fiyat teklifi verirken, gerçek piyasa koşullarını tam olarak yansıtmamak şeklinde de tezahür edebilir. Dolayısıyla piyasa yapıcı kurumlarla müşteriler arasında bir çıkar çatışması olduğunu söylenebilir, bu sebeple müşteri açısından sağladığı avantajların yanında, piyasa yapıcı kurumların, daha yüksek bir karşı taraf riski barındıracağı düşünülebilir.

STP ve DMA Brokerlar

Müşteriden gelen emirlerin bir başka bir piyasa yapıcı (prime broker) kuruma iletilmesi sürecine STP (Straight Through Processing) denilir. STP modelinde müşteriden gelen emirler Aggregator platform denilen sistemde toplanır. Aracı kurumun anlaşmalı olduğu likidite sağlayıcılardan alınan fiyatlara şirketin gelirini sağlayacak komisyon eklenir ve son olarak müşteriden gelen emirlerle eşleşme gerçekleştirilir.

STP – Piyasa Yapıcı Farkı

STP işleyişte, komisyon likidite sağlayıcıdan gelen spreadlere eklenerek sunulduğundan, müşteri aracı kuruma ödediği spread dışında bir işlem gideriyle karşılaşmaz. Söz konusu kurum piyasa yapıcılığa yetkili başka bir kurum olabileceği gibi, likidite sağlayıcı denilen majör bir bankayı ya da bankaları içine alan geniş bir emir havuzu da olabilir. Bu durumda aracı kurum, DMA (Direct Market Access) denilen, doğrudan pazar iletişim altyapısına sahip demektir. DMA modeli kimi zaman STP’den ayrı bir başlık altında karşımıza çıkabilse de, emir iletim sürecindeki ortaklıktan dolayı iki model de, çoğu zaman STP çatısı altında değerlendirilir. Bu perspektiften bakılarak, DMA’nın da esasında STP denilen çalışma modelinin özelleştirilmiş bir hali olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır.

STP modelde çalışan aracı kurumların birden çok iş ortağının (likidite sağlayıcı) olması, tek bir piyasa yapıcı ya da likidite sağlayıcısı olan aracı kuruma göre daha avantajlı olduğunu gösterir. Bunun sebebi; aracı kurumun anlaşmalı olduğu likidite sağlayıcı sayısı ne kadar çok olursa, kurumun daha fazla kotasyon arasından daha fazla seçeneğe sahip olarak müşterilerine daha dar spreadler sunabilecek olmasıdır. STP modelin en önemli ayırt edici özelliği, gelen emirlerin kurum portföyünden karşılanmayarak iletilmesi ve böylelikle, müşteriyle kurum arasında herhangi bir çıkar çatışmasına mahal vermemesidir.

ECN Model

Son olarak aracı kurumların ECN hesap olarak adlandırdıkları bir hizmet modelinden de söz edebiliriz. ECN İngilizce “Electronic Communication Network” ifadesinin kısaltılmışıdır ve Türkçede “Elektronik İletişim Ağı” anlamına gelir. Bu hesap türü, daha çok Forex’te belli bir tecrübe seviyesine ulaşmış yatırımcılar tarafından tercih ediliyor.

ECN hesapta yatırımcılar, likidite sağlayıcıdan gelen farklı fiyat tekliflerini ve diğer yatırımcıların verdiği emirleri anonim olarak görebiliyorlar ve bu sayede kendileri için en iyi fiyat teklifini tercih etme özgürlüğüne sahip oluyorlar. Bu hesap türünde, yatırımcı, doğrudan piyasayla bağlantı içinde olduğundan, emirler daha hızlı iletilir ve işlemler daha seri gerçekleşir. Alınan fiyatlar, yatırımcıya çıplak olarak yansıtılır ve bu sebeple spreadler genelde daha düşüktür.

Birçok ECN hesapta, yatırımcılar derinlik bilgisi de görebilirler. Derinlik bilgisi yatırımcıya, piyasada alıcılı ya da satıcılı bir eğilim olup olmadığını görüp yorumlayabilme imkânı tanır. ECN hesaplarda verilen emirler, otomatik olarak önce en iyi fiyattan, yeterli alıcı satıcı olmadığı durumlarda ise kalan kısım sonraki en iyi fiyata aktarılarak gerçekleşir. Bu sayede rekotasyon yaşama durumuyla karşılaşılmaz.

ECN hesaplarda da STP/DMA gibi, aracı kurumla müşteri arasında çıkar çatışmasına mahal verecek herhangi bir husus bulunmaz. ECN hesap türünü tercih eden bir yatırımcı, piyasayla doğrudan iletişime geçmekte olduğundan, sadece aracı kurumun sahip olduğu teknolojik altyapıdan faydalanır durumdadır. ECN hesaplarda aracı kurum, ECN hesap hizmetinin karşılığı olarak, müşteriden işlem başına komisyon alır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mission News Theme by Compete Themes.