İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Reel Getiri ve Nominal Getiri Nedir? Reel Getiri Nasıl Hesaplanır?

Aklımızdan çıkarmamız gereken 1. kural şu: Enflasyon ve faiz oranları pozitif olduğu sürece bugün sahip olduğumuz 100 lira, yarınki 100 liradan her zaman daha değerlidir.

Nasıl oluyor diyorsanız, olayın günümüzdeki en uç örneği Venezuela’yı gözünüzde canlandırın. Ülkede enflasyon o mertebelerde seyrediyor ki, evden çıkarken cebinize koyduğunuz para, siz kapınızın önünden geçen taksiyi çevirene kadar değer kaybediyor. İşte bu yüzden taksiye ücret olarak para yerine, bir çikolatalı gofret vermeyi teklif etseniz, taksi şoförü bunu memnuniyetle kabul edebiliyor.

Şimdi konuyu biraz daha olağan bir örnek üzerinden düşünelim. Diyelim ki, 110 liralık bir kol saati almayı istiyorsunuz ve cebinizde 100 lira var. Siz de bankaya gidip cebinizdeki 100 lirayı senelik %10 faizle bir seneliğine vadeli mevduata yatırıyorsunuz ve vade sonunda faiz ve anaparayla birlikte 110 liranız oluyor. Fakat o da ne? Satın almayı düşündüğünüz kol saatinin fiyatı da, paranız mevduatta değerlenirken, 115 liraya yükselmiş. E şimdi mevduattan sağladığınız %10’luk faizin sizin için reel (gerçek) bir getiri olduğunu düşünebilir misiniz? Tabii ki de hayır! Peki bankadan kazandığınız %10’luk faiz getirisinin adı ne olmalı bu durumda? Cevap: Nominal getiri. Diğer bir ifadeyle kağıt üzerindeki getiri. İşte bu nominal getiriyi fiyat yükselişinden (enflasyon) arındırdığımızda bulduğumuz getiri ise reel, yani gerçek getirimiz oluyor. Peki bu durumda reel getiriniz ne kadar? Hadi gelin birlikte hesaplayalım.

Saatin fiyatı 110 liradan 115 liraya çıktığına göre saatteki enflasyon oranı

  • (115-110)/110*100=4,54, yani kabaca %4,5’tir.

Şimdi şuraya da reel getiri formülümüzü ekleyelim.

  • (1+Nominal Getiri Oranı)/(1 + Enflasyon Oranı)–1=Reel Getiri

Son olarak da değerleri formülde yerine koyalım.

  • (1+0,1)/(1+0,045)-1=0,052, bu da kabaca %5,2 çıktı. Demek ki %10 nominal faizli mevduattan sağladığımız reel getiri aslında %5,2 imiş.

Kol Saatine Bakıp Enflasyon Mu Anlaşılır?

Hakkınız var, kol saatleri enflasyonu göstermez; çünkü enflasyonun gerçek tanımı genel fiyatlar düzeyindeki sürekli artıştır.

Yani kol saati de kadranı kadar enflasyona etki eder elbette, ama sadece kol saati pahalandı diye enflasyon vardır denilemez. Enflasyon var diyebilmek için ekmek, su, hava, baklava, börek, domates, biber, patlıcan vesaire; her şeyin fiyatında sürekli bir artış gözlenmesi gerekir. Saymak hoşuma gitti müsaadenizle biraz daha uzatmak istiyorum: İndi bindi, fitness salonuna gitti, en güzel çantayı aldı okula gitti, okuldan geldi, yan yattı çamura battı. Her şeye zam geliyor!

Dönelim reel getiriye! Bizler paramızla para kazanıp sonra o parayla ne yaparız? Tabii ki o parayı yine mal veya hizmet satın almada kullanırız. Mal ve hizmetlerin fiyatı artınca da, paramızla daha az mal veya hizmet satın alabiliriz. Demek para kumbarada (ki bence bunun doğrusu kumPARA olmalı 🙂 durduğu gibi durmuyor. Yani 100 lirayı at kumbaraya, 10 sene sonra dön gel, biriktirdim derken, senin para dönsün ağaç yaprağına.

Neymiş kum’a para koyarsan, eskirmiş haliyle.

Hocam Bu Formül Gerçek Hayatta Ne İşimize Yarayacak?

Gerçek hayatta bu formül kesinlikle çok işimize yarayacak, çünkü zaten formülün adı reel, yani gerçek getiri formülü. Ve tasarruflarınızı ister mevduatta, ister gayrimenkulde, isterseniz de hisse senedi piyasasında değerlendirin, fark etmez. Bu formülü kullanmadan gerçek getirinin ne olduğunu hesaplayamazsınız. Hatta hiçbir yere yatırmayıp yastık altında tuttuğunuz paranın bile, ne kadar değer kaybettiğini hesaplamak isterseniz bu formüle ihtiyacınız var demektir.

Peki bu hesaplamanın bu formül yerine daha kaba ama daha kolay bir şekli var mı? Var tabii… Amaaan, hesap mı yapacağım işim yok da, deyip geçeceksiniz 🙂

Şaka bir yana gerçekten var, onu da anlatıyorum.

Şimdi bankaya gittiniz. Mevduat faizi ne kadar diye sordunuz? Söz gelimi, dediler ki %10’dur bizde, işinize gelirse. Başka bir arzunuz? 🙂

Bu durumda ilk soracağımız soru ne olmalı? Elbette, “Bu getiriyi kaç ayda veriyorsunuz?” sorusu. Ona da diyelim ki 3 ay dediler. O zaman hemen 3 ay sonrası için enflasyon tahmininde bulunacak ya da sizden önce tahminde bulunan uzmanlar ne demiş diye, google’dan google’layacaksınız. Tahminlerin de %4 civarında olduğunu farz edelim.

Aklınızdan hızlıca 10’dan 4’ü çıkaracaksınız. %6 buldunuz değil mi 🙂 Heh şöyle biraz matematiğimize güven gelsin.

İşte bu kadar!

Şimdi de esas formülümüzü kullanarak kaba hesabımızın sağlamasını yapalım.

  • (1+0,1)/(1+0,04)-1=0,057=%5,7 çıkıyor. Gördüğünüz gibi çıkan bu sonuç da, kaba hesaplamamıza son derece yakın bir değer. Ama benim milyonlarım milyonlarım var diyorsanız, e o zaman bir zahmet ince hesap da yapın canım.

Benim olduğuna göre hemen yapmalıyım 😛 Yapayım bakıyım, milyonun %0,3’ü, 3000 lira. Az da değilmiş hani. 😉

Yorumlar kapatıldı.

Mission News Theme by Compete Themes.